Japonlarda Kaç Mevsim Yaşanır? İzmir’den Bakınca Hayatın “Mevsim Güncellemesi”
İzmir’de yaşayan biri olarak şunu net söyleyebilirim: Bizde mevsim dediğin şey bazen “bugün yaz gibi ama sabah üşüdüm, öğlen piştim, akşam rüzgârla karakter gelişimi yaşadım” formunda ilerliyor. O yüzden bir gün Japonya’ya dair bir şeyler okurken “Japonlarda kaç mevsim yaşanır?” sorusuna denk gelince beynim kısa süreli dondu.
Çünkü bizde dört mevsim var gibi anlatılır ama pratikte “1.5 mevsim + bonus rüzgâr + sürpriz dolu nem paketi” şeklinde bir sistem var. Japonya’ya bakınca ise işler daha farklı… orada mevsimler sadece hava durumu değil, resmen ruh hali paketi gibi.
Ve dürüst olayım: Bu konuya girince ben bile kendi içimde “mevsim hesabı yapan vergi memuru” moduna geçtim.
—
Japonya’da Mevsimler Gerçekten Kaç Tane?
Merhaba! Egetekiz sayfasının bu haftaki konusu “Japonlarda kaç mevsim yaşanır”. Umarız faydalı bulursunuz!
Klasik cevap: Japonya’da dört mevsim var.
Ama Japonya’da yaşayan biriyle konuşsan muhtemelen şöyle der:
“Dört mü? Emin misin? Bizim burada yıl, 12 ayrı ruh haline bölünüyor.”
Çünkü Japonya’da bahar ayrı bir olay, yaz ayrı bir karakter, sonbahar zaten duygusal drama, kış ise direkt Netflix dizisi gibi: ağır, soğuk ve biraz melankolik.
Ama işin güzeli şu: Japonya’da mevsimler sadece hava değişimi değil, kültürün kendisi.
Ben bunu ilk duyduğumda İzmir’deki arkadaş grubuna anlattım.
— “Abi Japonlarda kaç mevsim yaşanır biliyor musunuz?” dedim.
— “Dört değil mi ya?” dedi biri, çekirdek çitlerken.
— “Hayır,” dedim, “onlar mevsimi sadece yaşamıyor, resmen hissediyor.”
— “Biz de hissediyoruz abi, klima bozulunca hepimiz hissediyoruz zaten,” dedi başka biri.
Haklıydı ama konu o değil.
—
İlkbahar: Sakura ve “Hayatım Neden Bu Kadar Güzel?” Evresi
Japonya’da ilkbahar dediğin şey sıradan bir “çiçek açtı” dönemi değil.
Bu, insanların parkta oturup çiçeklere bakarken hayatlarını sorguladığı bir dönem.
Sakura zamanı Japonya’da herkes biraz şair, biraz filozof, biraz da “ben neden İzmir’de simit yerken bu romantizmi yaşamıyorum?” moduna giriyor.
İzmir’de ilkbahar:
“Montu çıkardık mı? Çıkarmadık mı? Sabah üşüyorum ama öğlen terliyorum, karar veremiyorum.”
Japonya’da ilkbahar:
“Hayat geçici, çiçekler dökülüyor, ben de içsel dönüşüm yaşıyorum.”
Ben burada bir şey fark ettim: Japonlarda ilkbahar, bizim için 12 yılda bir gelen “duygusal reset” gibi.
Bir Japon parkında bankta otururken muhtemelen şu iç ses dönüyor:
> “Bu çiçekler de geçecek… tıpkı gençliğim gibi…”
İzmir’de bankta oturan biri:
> “Kanka simit var mı? Açım.”
İki dünya, iki farklı evrim seviyesi.
—
Yaz: Nemle İmtihan ve “Ben Neden Dışarı Çıktım?” Anı
Japonya yazı biraz… nasıl desem… insanı karakter testine sokuyor.
Nem öyle bir şey ki, dışarı adım attığın anda “merhaba, ben hava değilim, ben sıvıyım” diyor.
Japonlarda kaç mevsim yaşanır sorusunu yazın sorarsan, cevap biraz şöyle olur:
“Üç mevsim var ama yaz diye bir şey aslında hayatta kalma modu.”
İzmir yazını küçümsemiyorum, yanlış anlaşılmasın. Biz de sıcak görürüz ama Japonya’da sıcaklık + nem birleşince insanın iç sesi şöyle değişiyor:
— “Bir adım atsam mı?”
— “Ama dışarı 2 metre ileride güneş var.”
— “O zaman evde kalıyorum.”
İzmir’de ise:
— “Çok sıcak ama deniz var, hadi kaçalım.”
Japonya’da:
— “Deniz var ama önce ruhumu terlemeden kaybetmemem lazım.”
Bir Japon yazında dışarı çıkmak, adeta RPG oyunu gibi:
Su taşı (zorunlu)
Gölge bul (hayatta kalma)
Klima noktası keşfet (efsane loot)
—
Sonbahar: Yapraklar Dökülürken İç Dünyanın Çöküşü
İşte Japonya’nın en şiirsel modu.
Sonbahar Japonya’da sadece yaprakların sararması değil, insanların biraz daha yavaş konuşmaya başlaması, sokakların biraz daha sessizleşmesi ve herkesin “hayat kısa” moduna girmesi.
Ben burada kendimi kaybediyorum çünkü İzmir’de sonbahar şöyle:
“Sabah sıcak, akşam serin, öğlen güneş var ama rüzgâr da var, yani yine karar veremedik.”
Japonya’da sonbahar:
“Her yaprak düşüşü bir vedadır.”
İç sesler artıyor:
> “Belki de bazı şeyleri bırakmak gerekiyordur…”
Ben ise İzmir’de:
> “Kanka çay koy, börek var mı?”
Ama Japonların sonbaharı gerçekten estetik bir melankoli.
Hatta Japonya’da sonbahar, Instagram filtrelerinin gerçek hayata dönüştüğü dönem gibi.
—
Kış: Sessizlik, Kar ve İçsel Monologların Zirvesi
Benzer Bir Yazı: Japonlar kaç saat çalışır ?
Japonya kışı… biraz film gibi.
Kar yağışı, sıcak içecekler, sokakta sessizlik… insanın içi bile “lütfen yavaş ol” diyor.
İzmir’de kış:
“Mont giydik ama abartmayalım, belki güneş çıkar.”
Japonya’da kış:
“Bugün evden çıkmak zorunda değilsem, çıkmıyorum.”
Japonya’da kışın bir kahve içme sahnesi hayal ediyorum:
Adam pencerenin kenarında oturuyor, dışarı kar yağıyor.
İç ses:
> “Bu kar, geçen yılki kararlarımı hatırlatıyor…”
Benim iç ses:
> “Bu çay biraz acı olmuş.”
İki farklı bilinç seviyesi.
—
Japonlarda Kaç Mevsim Yaşanır? Aslında Cevap Sandığından Daha Derin
Şimdi dürüst olalım: “Japonlarda kaç mevsim yaşanır?” sorusunun cevabı matematiksel olarak dört olabilir ama kültürel olarak bu sayı biraz esniyor.
Çünkü Japonya’da mevsimler sadece hava durumu değil:
İlkbahar = yenilenme
Yaz = dayanıklılık testi
Sonbahar = içsel muhasebe
Kış = sessiz kapanış
Ama iş burada bitmiyor.
Japonlar mevsimleri yaşamakla kalmıyor, onları ritüele çeviriyor.
Bizde mesela:
“Sonbahar geldi, mont giydik.”
Onlarda:
“Sonbahar geldi, doğa ile uyumlanma zamanı.”
Ben bunu duyunca İzmir’deki arkadaş grubuna anlattım.
— “Abi adamlar sonbaharda kendini buluyor,” dedim.
— “Biz de buluyoruz,” dedi biri, “market fişinde indirim buluyoruz.”
—
İzmir vs Japonya: Mevsim Algısı Savaşı
İzmirli biri olarak şunu kabul ediyorum: Biz biraz “pratik yaşam” insanıyız.
Hava değişince ilk refleks:
Japonya: “Doğanın döngüsünü hissediyorum”
İzmir: “Bugün ne giyeceğim lan?”
Japonya’da mevsim değişince insanlar biraz yavaşlıyor.
İzmir’de mevsim değişince:
“Abi klima mı açalım, pencere mi açalım, yoksa kaderimize mi bırakalım?”
Ben bazen düşünüyorum: Japonya’da yaşasam muhtemelen her mevsimi ayrı kişilik olarak görürdüm.
İlkbahar: romantik ben
Yaz: hayatta kalmaya çalışan ben
Sonbahar: aşırı düşünen ben
Kış: kimseyle konuşmayan ben
Zaten İzmir’de de böyleyiz ama bizde hepsi aynı günde yaşanıyor.
—
Günlük Hayatta Mevsim Algısının Komik Yansımaları
Geçen gün marketteyim.
Kasada önümde biri var, Japonya ile ilgili bir belgesel izliyor telefonunda.
Ben de kulak misafiri oldum: “mevsimlerin kültürel etkisi…”
İç sesim:
> “Abi ben sadece yoğurt almaya geldim, neden hayat felsefesi dinliyorum?”
Kasiyer bana baktı:
— “Poşet ister misiniz?”
— “Evet,” dedim, “ama mevsimlik olsun mümkünse.”
Kadın bana baktı, ben de ona baktım. İkimiz de aynı şeyi düşündük: “Bu çocuk fazla düşünmüş.”
Ama işte Japonya mevzusu böyle bir şey. Basit bir soru gibi başlıyor ama insanı düşünmeye sürüklüyor.
—
Son Söz Yerine Değil, Sadece Bir İç Düşünce
İlginizi Çekebilecek İçerik: Japon yapıştırıcı hangisinde kullanılmaz ?
Japonya’da kaç mevsim yaşandığı sorusu aslında sadece bir sayı sorusu değil.
Biraz yaşam tarzı, biraz kültür, biraz da doğayla kurulan ilişkinin şekli.
İzmir’den bakınca ise her şey biraz daha basit ama bir o kadar da karmaşık:
Güneş varsa yaz,
Rüzgâr varsa sonbahar,
Üşüyorsan kış,
Aşırı düşünüyorsan zaten her mevsim aynı anda yaşanıyor.
Ve belki de en doğru cevap şu:
Mevsimler sadece havada değil, insanın kafasında da yaşanıyor.